|
Türkiye Cumhuriyet Kiev Büyükelçisi Sayın Ahmet Bülen Meriç ile sizler için bir söyleşi gerçekleştirdik.
Türkiye - Ukrayna ilişkileri ve Ukrayna'daki Türk toplumuna dair sorularımızı yanıtlayan Büyükelçiz Meriç ile söyleşimizi iki bölüm halinde sizlerle paylaşıyoruz.
İyi günler Sayın Büyükelçim;
Ukrayna'ya hoş geldiniz diyerek sorularıma başlamak istiyorum.
- Bir süre önce Türkiye Cumhuriyeti Kiev Büyükelçiliği görevine başladınız. Ukrayna'ya dair ilk izlenimleriniz neler oldu?
7 Aralık 2009 tarihinde güven mektubumu Ukrayna Devlet Başkanı Sayın Viktor Yuşçenko'ya sunmuş bulunuyorum. Ukrayna'da dostça ve sıcak bir şekilde karşılandım. Bu ülkede renkli ve canlı bir siyasi hayat olduğunu görüyorum. Türkiye, Ukrayna'yı önemli bir işbirliği ortağı olarak görmekte ve ilişkilerini daha da geliştirmeyi arzu etmektedir.
Önümüzdeki dönemde, Ukrayna çok kritik bir seçim sürecinden geçecektir. Yeni Devlet Başkanının seçimiyle birlikte siyasi ve ekonomik reform çalışmalarının yeniden ivme kazanmasını bekliyoruz. Seçimler için başlatılan siyasi sürecin sorunsuz bir ortamda ilerlediğini görüyoruz. Bu da Ukraynalıların demokrasi kültürünü özümsemiş olduklarını göstermektedir.
- Ukrayna'daki Türk toplumu sizi yeterince tanımıyor, kendinizden biraz bahseder misiniz?
30 yıldır diplomasi mesleğini icra etmekteyim. Kariyerim boyunca hem çok taraflı hem de ikili diplomasi yapma fırsatı buldum. Evliyim ve iki oğlum var. Günümüzde diplomasinin dili olan İngilizcenin yanı sıra Fransızca ve konuşma düzeyinde Japonca da biliyorum. Ukrayna, Büyükelçilik görevini yürüttüğüm ikinci ülkedir. Daha önce Singapur'da Büyükelçi olarak görev yaptım. Diplomatın, çalıştığı ülkenin sadece başkentini değil, değişik bölgelerini görmesi, kültürünü özümsemesi ve halkla kaynaşması gerektiği inancındayım. Bunun için elzem olan lisan öğrenme sürecinden geçmekteyim. Özel hayatımda doğada yürüyüş yapmak ve fotoğraf çekmekten hoşlanırım.
- Ukrayna ile ülkemiz arasındaki resmi ilişkiler 1994 yılında yürürlüğe giren Dostluk ve İşbirliği anlaşmasına dayanıyor. Birbirine hem coğrafi hem de tarihsel olarak yakın olan iki ülke arasındaki ilişkiler ancak 2000'li yılların başında ivme kazandı. Bu görüşe katılıyor musunuz? Konuya ilişkin düşünceleriniz nelerdir?
Türkiye, Ukrayna'nın bağımsızlığını ilk tanıyan ülkelerden biridir. Ukrayna'nın bağımsızlığını ilan etmesinden itibaren bu ülke ile ilişkilerimiz gelişmeye başlamış ve Ukrayna'ya imkanlarımız ölçüsünde destek olunmuştur. Bahsettiğiniz anlaşmadan önce 1989 yılında imzalanan Türkiye Cumhuriyeti ile Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Arasında Ekonomik ve Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine Dair Protokol ve 1992'de imzalanan Türkiye Cumhuriyeti ile Ukrayna Arasında Diplomatik İlişkilerin Tesisi Hakkında Protokol başta olmak üzere birçok anlaşma mevcuttur. Daha da öncesine gidersek Ukrayna'nın diğer bağımsızlık denemelerinde de Türkiye bu ülkeyi tanımıştır ve hatta Harkiv'de Büyükelçilik açmıştır. Odesa'da Başkonsolosluğumuzun geçmişi ise çok daha eskilere uzanmaktadır. Bugün iki ülke arasındaki yasal altyapı yaklaşık 110 farklı anlaşma ve protokole dayanmaktadır. Doğal olarak Türkiye'nin gelişen ekonomik kapasitesi ile birlikte 2000'li yıllarda ikili ticaret hacmimiz önemli artış göstermiştir. 2001 yılında 1 milyar Dolar olan ikili ticaret hacmi, 2008 yılında 8 milyar Dolar'ı bulmuştur. Bu Türkiye ve Ukrayna ekonomileri için kaydadeğer bir gelişme olmakla birlikte, mevcut potansiyeli yansıtmaktan uzaktır.
İkili işbirliğimiz sağlam temellere dayanmaktadır. Türkiye bu işbirliğini daha da ileri taşımayı arzulamaktadır. Ancak, Ukrayna'nın son yıllarda içinde bulunduğu siyasi istikrarsızlık üst düzey ziyaretlerin yapılmasını engellemiştir. Devlet Başkanlığı seçimleri sonrasında ikili ilişkilerimize ve işbirliğimize yeni bir ivme kazandırmak istiyoruz.
- Dünya Ticaret Örgütü üyeliği sürecinde Ukrayna'yı en fazla destekleyen ülkelerden biri Türkiye'ydi. Ülkemiz bugün de Ukrayna'nın NATO'ya katılım sürecini ve Avrupa'ya yakınlaşması çabalarını destekliyor. İki ülkeyi bu açıdan stratejik partner olarak adlandırabilir miyiz?
Türkiye, Ukrayna'nın Avrupa-Atlantik kurumlarına yaklaşmasını desteklemektedir. Komşularımız ile "sıfır sorun politikası" çerçevesinde, Ukrayna'yı müreffeh ve istikrarlı komşumuz olarak görmeyi arzulamaktayız. İki ülke ilişkileri stratejik ortak seviyesine gelecek kadar henüz gelişmemiştir. Ancak, bu aşamaya geçilmesi için gerekli siyasi irade mevcuttur ve önümüzdeki dönemde bu yönde çaba sarfedilecektir. - Avrupalı bir ülke olan Ukrayna'nın AB'ye üye olma niyetini nasıl değerlendiriyorsunuz? Yakın gelecekte bu tür bir üyeliğin gerçekleşme ihtimali var mı?
Ukrayna'nın Avrupa-Atlantik kurumlarına yaklaşmasını destekleme politikamız ışığında bu hedefini de destekliyoruz. Ancak, AB henüz Ukrayna'ya bir sinyal vermemiştir. AB, şimdilik Ukrayna ile üyelik perspektifi olmayan Doğu Ortaklığı projesi çerçevesinde işbirliği yapmaktadır.
- Ukrayna'nın NATO'ya katılımı için kesin bir tarih verilmiyor. Ucu açık bir süreç olarak nitelendiriliyor. Yakın bir gelecekte Ukrayna'nın NATO'ya katılımını bekleyebilir miyiz?
Ukrayna'nın NATO'ya üyeliği konusunda bizzat Ukrayna halkının çeşitli kesimleri arasında görüş ayrılığı mevcuttur ve genelde Ukrayna kamuoyunda NATO üyeliğine desteğin azalmakta olduğunu müşahede etmekteyim. Bununla birlikte, Ukrayna'nın NATO ile diyalog ve işbirliği sürmektedir. Türkiye, ittifak içinde bir uzlaşı sağlanması durumunda, Ukrayna'nın NATO üyeliğini destekleyeceğini beyan etmiştir.
- Ukrayna, hem ülkemiz hem de Avrupa Birliği'nin enerji güvenliği açısından şu anda kilit bir rol oynuyor. Kullandığımız doğalgazın önemli bir bölümü Ukrayna'dan geçip Balkanlar üzerinden ülkemize ulaşıyor. Ukrayna transit gaz konusunda sizce güvenilir bir ülke mi?
Enerji güvenliği günümüzde bütün ülkeler tarafından dikkate alınan bir husustur. Hiçbir devlet kaynak veya transit konusunda %100 güvence verememektedir. Beklenmedik siyasi ve ekonomik gelişmeler veya doğal felaketler kaynak ülkelerin ya da transit yapan ülkelerin bazı kesintilere gitmelerine neden olabilmektedir, sevkıyatta aksamalar yaşanabilmektedir. Türkiye, kaynak çeşitlendirmesi konusunda son dönemde önemli adımlar atmıştır. Ukrayna'nın 2009 Ocak ayında RF ile doğal gaz transiti konusunda yaşadığı bunalım esnasında, Mavi Akım üzerinden alınan gaz miktarı artırılmış ve bu sorun ülkemizi etkilememiştir. Türkiye kaynak ve transit yol çeşitlendirmesi konusunda son yıllarda attığı önemli adımlarla enerji güvenliğini pekiştirmiş bir ülkedir. Ukrayna ile RF arasında doğal gaz konusunda yaşanan krizler sonrasında, bu iki ülke de transit ve kaynak açısından güvenilir ortaklar olmanın kendi çıkarlarına hizmet edeceğini anlamış görünmektedir.
- Ukrayna ekonomisinden toparlanma sinyalleri geliyor. Hem Ukrayna hükümeti hem uluslararası kuruluşlar 2010 yılına ilişkin büyüme beklentisi içinde. Ukrayna'nın krizden çıkış tarihine ilişkin bir öngörünüz var mı?
Günümüz dünyasında ülkelerin ekonomileri birbirleri ile bağlantılı bir şekilde işlemektedir. Ukrayna ekonomisinin toparlanması da bu çerçevede diğer ülkelerin ekonomilerinin toparlanması ile bağlantılıdır. Özellikle, Ukrayna'nın ihracatının büyük bölümünün demir çelik ürünlerinden oluştuğu göz önüne alınırsa, bu ülkenin ekonomik krizden niye bu kadar derinden etkilenmiş bulunduğu ve krizden çıkışının diğer ülkelerin bu kalemdeki talebine bağlı olduğu anlaşılır. 2010 yılında ekonomik bunalımın sona ereceğini ifade etmek iyimser bir yaklaşım olacaktır. Küresel krizi derinden hisseden ve gerekli ekonomik reformları zamanlıca yapamayan Ukrayna'nın, 2010 yılında küresel toparlanma olsa dahi büyük ekonomilerle aynı ölçüde toparlanabileceğini şahsen zannetmiyorum. Seçimlerden sonra Ukrayna'dan beklenen ekonomik reformların yerine getirilmesi ve gerçek anlamda bir serbest piyasa ekonomisinin tesisi halinde ilerleme kaydedilmesi mümkündür. Bununla birlikte, Ukrayna, ekonomik kriz koşullarında da önemli olanaklar sunan, yeraltı ve yer üstü zenginlikleri ile Avrupa'nın en büyük ülkelerinden biridir. Doğru reçetenin uygulanması yükseliş için mevcut olan potansiyeli harekete geçirecektir.
- Türkiye ile Ukrayna arasında uzun süredir serbest ticaret anlaşması imzalanmasına dair görüşmeler yapılıyor. 2010 yılında bir imza bekleyebilir miyiz?
Serbest Ticaret Anlaşması için resmi müzakereleri başlatma konusunda taraflar arasında görüş birliği mevcuttur. Bununla birlikte, müzakereler çok teknik bir süreçtir. STA anlaşmasının imzalanması için şimdiden bir tahmin yürütmek, konunun teknik boyutu nedeniyle doğru olmayacaktır. STA müzakerelerinin bir an önce tamamlanması, Türkiye'nin olduğu kadar Ukrayna'nın da çıkarınadır. İki ülke arasında serbest ticaret rejiminin tesisi ikili ticaret hacmimizi bir misli arttırabilecektir. - Türkiye - Ukrayna ilişkilerinde sorun teşkil edilebilecek bir konu var mı?
İki ülke siyasi ilişkileri çok iyi seviyededir. Aramızda ciddi hiçbir sorun yoktur.
- Türkiye, Ukrayna'nın vize uyguladığı tek NATO üyesi ülke. Vizenin karşılıklı olarak kaldırılması bir süredir gündemde. Bizim bu konudaki niyetimiz uzun süredir kaldırılması yönünde. Ukrayna tarafının vizenin kaldırılması konusuna yaklaşımı ne düzeyde? Vizenin yakın gelecekte kaldırılmasına yönelik sinyaller var diyebilir miyiz?
Vize almakta ve Ukrayna sınırından geçişlerde vatandaşlarımızın karşılaştıkları güçlüklerin farkındayım. Vize kolaylığı anlaşması görüşmeleri sürmektedir. Öte yandan, Türkiye, karşılıklılık çerçevesinde, Ukrayna ile vizesiz rejime geçişe hazırdır. "Zerkalo Nedeli" gazetesine gönderdiğim makaleye gelen yanıtlardan görüyorum ki; Ukrayna halkı genelde vize muafiyetine olumlu yaklaşıyor. Unutmamak gerekir ki; karşılıklı olarak vize muafiyeti getirilirse bundan Türk vatandaşları olduğu kadar ülkemizi ziyaret eden çok sayıda Ukraynalı da faydalanacaktır. Bu konuda anlaşmanın önümüzdeki yıl içinde sonuçlanması için çalışmaya devam edilecektir.
- Seçimlerden sonra Türk tarafından üst düzey ziyaretler gerçekleşmesi bekleniyor. Bu doğru mu?
İki ülke arasında ziyaret trafiği kamu oyuna yansımasa da çok yoğun. Birçok ikili danışma mekanizması var. Uzmanlar seviyesindeki bu görüşmelerde birçok konuda işbirliğimizi geliştirme olanağı elde edilmektedir. Ancak, buralarda varılan uzlaşıların hayata geçirilmesi veya tıkanıklıkların giderilmesi için üst düzey ziyaretlerin gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır.
2010 yılında Sayın Dışişleri Bakanımız ve Sayın Başbakanımızın Ukrayna'yı ziyaret etmeleri gündemdedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ziyareti de, diğer iki ziyaret ile bağlantılı bir şekilde gerçekleştirilebilir. Ukrayna Parlamento Başkanı ve Genelkurmay Başkanının ülkemizi ziyaretleri üzerinde de çalışmaktayız. Bu tablo, Ukrayna'ya verdiğimiz önemin bir işaretidir.
Röportaj: F.Serkan BAĞ
|
Yorumlar
Kırım
Salih Güneyli Alıntı